‘Bu yıl 800 engelliye istihdam yaratacağız’

Bu yıl 800 engelliye istihdam yaratacağız

EKONOMİ SERVİSİ


 






7 günde 4 kilo verdiren yaz diyeti!

Kolombiya’ya vize kalkıyor

Arkas Anadolu’ya trenle ‘deniz götürecek’

Arkas Anadoluya trenle deniz götürecek

SONGÜL HATISARU/HAFTANIN SÖYLEŞİSİ


Türkiye’nin en büyük konteyner filosuna sahip Arkas’ın patronu Lucien Arkas İzmir kökenli birçok işadamının aksine İzmir’de ısrarcı olanlardan. İzmir’den çıkmadan, 2 milyar dolar ciro yapan 55 şirketli dev bir holding yarattı. Akdeniz ve Karadeniz’de yapılanmaya 15 yıl önce başladı. Bu coğrafyalarda düzenli hat servisi veren bir armatör haline gelirken 15 ülkede ofis açtı. Son yıllarda adını sanat yatırımlarıyla duymaya başladık. Türk ressamlar ile Batılı ressamlardan topladığı binin üstünde tablosu olan Lucien Arkas, bunların evinin altında ve bahçesinde kurduğu müzede saklıyordu.

Arkas Holding, Fransız Hükümeti’nin kültür ve sanat amaçlı faaliyetlerde kullanılması için bir bölümünü tahsis ettiği Fransız Konsolosluğu İzmir binasını restore etti ve “Arkas Sanat Merkezi” olarak hizmete açtı. Eserler şimdi evden çıkıp peyderpey burada yapılan sergilerde sanatseverlerle buluşuyor.

Lucien Arkas resme düşkün ama “Resim yapma yeteneğim maalesef yok” diyor. “Kayınpederim resim yapardı. Kızım Claire ona çekmiş, Claire’i kıskanıyorum yaptığı şu taş baskı eserlere bakar mısınız?” diyor. Lucien Arkas’ın kıskandığı kızı Claire Arkas, EKAV Vakfı’nın Ritz Carlton Otel’deki galerisi EkavArt Gallery’deki sergisinin açılışına İzmir’den tüm ailesiyle birlikte geldi. Böylece baba kızla bir kenara çekilip röportaj yapma fırsatını yakaladım. (‘Yaşam Arşivi’ adını verdiği sergisi 24 Mayıs’a kadar gezilebilir.)


İzmirli kızlar özgüvenli


Lucien Arkas’a, “Neden İzmir’de ısrar ettiniz?” diye sordum. “E bakın İstanbul’u İzmir kökenliler yönetiyor zaten” diye başlayan sohbetimiz İzmir’in kızlarına kadar uzandı.  Arkas, “İzmirliler kızlarını özgüvenli büyütür, bu da bütün duruşlarına yansır” diyor. Çocuklarından ikisi şirkette çalışıyor, Fransa’da eğitim gören Claire ise sanatı seçmiş. Kadınların erkekleri yönetmekte zorlanmasını anlayamadığını söyleyen Arkas, “Ben şirkette erkekleri çok kolay yönetiyorum. Kadınlarda zorlanıyorum. Kadınlar çetrefil düşünüyor, yapacak bir şey yok” diyor. Arkas Holding’in Başkanı Lucien Arkas ve sanatçı kızı Claire sorularımı yanıtladı.


* “Mare nostrum” (bizim deniz) sözünü çok sevdiğinizi biliyoruz. Arkas Holding’in faaliyetleri bağlamında bugün gönül rahatlığıyla, dolu dolu “Mare nostrum” diyebiliyor musunuz?


Akdeniz ve Karadeniz’de yapılanmaya 15 yıl önce başladım. Amacım bu coğrafyalarda düzenli hat servisi veren bir armatör olmak ve acentelik hizmeti vermekti. Bugün 15 ülkede 34 ofisimiz ve 700’ü aşkın çalışanımız var. Arkas olarak öyle bir duruma geldik ki bu coğrafyada iş yapmak isteyen büyük armatörler ortak servis veya işbirliği için bizi arıyor.


Lokomotifini işletmek istiyor


* Arkas’ın, deniz taşımacılığını, hava, kara ve demiryoluyla kombine etmeye yönelik çalışmaları ne aşamada?


Duruma göre bazen denizyolu karayolu, bazen denizyolu demiryolu, bazen deniz-kara ve demiryolunu kombine ederek entegre bir lojistik hizmeti sunuyoruz. Böylece nakliye maliyetlerini düşürmeye çalışıyoruz. Nakliye maliyetlerinin düşmesi yerinde üretimi teşvik eder, sanayiciye destek olur ve gelişimi sağlar, istihdam yaratır. Ben Türkiye’nin geleceğinin Anadolu’nun gelişiminde olduğuna inanıyorum. ‘Arkas Anadolu Projesi’ ile Anadolu’yu demiryolunun avantajını da kullanarak uygun maliyetlerle limanlara ve dünyaya bağlamayı amaçlıyoruz. Böylece oradaki sanayicinin ve üreticinin önünü açmak istiyoruz. 2008 yılından beri demiryolu serbestleşme kanununun çıkmasını bekliyoruz. Çıkınca ne olacak derseniz? Havayollarında serbestleşme çıkınca yaşanan gelişmeler demiryolunda da yaşanacak. Bizim demiryolu taşımacılığı yapan şirketimiz Ar-Gü’nün 700’e yakın vagonu var. Özel sektörde en büyük filo. Vagonlara konteynerleri yüklüyoruz katarı oluşturuyoruz ama lokomotifi TCDD’den bekliyoruz. Kendi işletme hakkımız yok. Serbestleşme kanunu çıkınca lokomotif işletme hakkımız olacak ve lokomotif yatırımı yapacağız. Ben gemi işletiyorum, tır filosu işletiyorum, liman işletiyorum, uçak işletiyorum. Lokomotif ve tren de işletebilirim.


*  Anlattığınız bu Anadolu projeniz hakkında detaylı bilgi verir misiniz?


Anadolu Projesi kapsamında Marmaray ile bağlantılı bir şekilde “kara limanları” oluşturmaya başladık. Marmaray tamamlandığında Avrupa ile Asya arasında yük trafiği katlanarak artacak. Biz de hazırlığımız yapıyoruz.
İzmit-Kartepe, Bilecik-Bozüyük ile Konya, Ankara, Gaziantep ile Mersin ve Yenice lojistik merkezilerinde kurulacak terminaller bir nevi “kara limanı” işlevi üstlenecek. İzmit/Kartepe’de 200 dönüm arazimiz var.
Tünel açıldığında dış ülkelerden gelen trenlerin toplanma merkezi olacak. Örneğin Almanya’dan gelen bir katara bu terminallerden yeni yük ilave edilerek Anadolu’nun diğer illerine ve komşu ülkelere doğrudan ulaşım sağlanmış olacak.

Arazi alımlarını tamamladık. Alman devlet demiryolları şirketi Schenker ile ortağız. Onlar da katılacak. Eylül ayı gibi inşaatına başlarız. Aynı şekilde Mersin/Yenice de Anadolu ve Irak için bir toplanma alanı olacak. Anadolu Projesi’ne şimdiye kadar 150 milyon dolar yatırım yaptık. Mersin ve Kocaeli’nde olmak üzere kurmayı planladığımız lojistik merkezlerin toplam arazisi 700 bin metrekare.


Bağ turizmine başlayacak


*  Hobi olarak başladığınız şarapçılığı ticari boyutlara taşıdınız. Şarapla ilgili yeni hedefler var mı?


Şarap ilgim uzun zamandır var. Bundan birkaç yıl önce bir dostumun ricasıyla şarap firmasından ufak bir hisse almıştım. Sonra merak ettim ne almışım diye bağa bakmaya gittim. 1.100 dönüm bağ. Türkiye’nin en büyük tek parsel organik bağı, bağa aşık oldum. Üç sene önce, fırsat doğunca çoğunluk hissesini aldım. Amacım tüketicilere uygun fiyatlı güzel şaraplar sunabilmek. Bağımızda mahzen yaptırıyoruz. 4 bin 250 metrekarelik toplam alana sahip mahzenin 700 metrekarelik bölümünün bir tadım alanı olarak kullanmak istiyoruz. Yurtdışında bunun örnekleri çok. Bağ turizminin Ege’de de gelişmesine öncülük etmek istiyoruz. Aynı zamanda Türk şaraplarının yurtdışında tanınmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz.


İçini ‘taşlara’ döküyor


* Bir koleksiyoner olarak kızınızın eserlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?


Claire bana göre tarzı olan iyi eğitim almış bir ressam. Her sergisinde resimlerinden daha büyük keyif alıyorum. Özellikle litografi

çalışmaları çok zordur fakat başarılı bir şekilde ilerliyor.


* Claire Hanım resimde tarzınızı anlatmanızı istesem. Yeteneğinizi ilk kim fark etti?


İlk resim öğretmenim fark etti. İyi bir eğitim almam için de ailem uygun okulları araştırdı. Önce İsviçre’de Ceruleum Güzel Sanatlar Hazırlık okulunda ve Sierre Güzel Sanatlar Akademisi’nde hazırlık eğitimi aldım. Daha sonra Paris Güzel Sanatlar Akademisi’ne devam ettim. Burada litografi, gravür, resim eğitimi aldım.

Çevremi gözlemliyor, resimlerimi yaşam alanından seçtiğim estantaneler üzerine kuruyorum. Bu sergide İzmir’de yaşadığım mekanları resmettiğim tablolar da var. Günlük hayatımda düzen konusunu çok önemsemem ama resimlerimde düzen ve kompozisyona önem veriyorum. Çizdiğim mekanlarda ışığın etkisinin, yansımalar ve motiflerin anlatımında önemli bir rolü var. Renk kullanımımda spontane, anlık sezgilerimi ifade eden lekesel bir tarzım var. Litografi (taş baskı) gerçekten zor. Bunun için eşim baskı makineme bazı eklemeler yaptı. İşim biraz daha kolaylaştı.


* Biz sizinle bu röportajı yaparken 15 eseriniz satılmış. Mutlu oldunuz mu, satış sizin için onay mıdır, yoksa çok da önemsemez misiniz o boyutunu?


Satıştan çok beğenilmesi önemli. Satışı bir beğeni olarak değerlendirirseniz tabii ki memnun oldum. Ama birinci amacım satış değil, önceliğim resimlerimde esinlediğim noktaları izleyici ile paylaşabilmek.


* Kendinizi resmettiğiniz tablolarınız da var. Zorlukları var mı?


Kendi portrem her zaman elimin altında olan, ulaşabildiğim en kolay model. Ayrıca hepsi birbirinden farklı oluyor belki bu yüzden kendi portremi yapmak beni sıkmıyor.


Rakamlarla Arkas


* 55 şirket 

* 6.300 çalışan   

* 16 ülkede 47 ofis

* 25 gemi 

* 5 Türk bayraklı yakıt ikmal tankeri

* 429 TIR

* 700’e yakın vagon

* 2011 cirosu 2 milyar dolar




 



Amerika’da satış rekorları kıran zayıflama aleti için tıklayın!

Berlin özel ‘drahmi timi’ kurdu Atina euro’dan çıkışı ‘tartıyor’

Berlin özel drahmi timi kurdu Atina eurodan çıkışı tartıyor

TAKİ BERBERAKİS/Atina


Atina Alman haber dergisi Der Spiegel’in “Elveda Akropolis” kapağıyla sarsıldı. Yunan başkentinde “Drahmi’ye döneceğiz” endişesi alevlendi. Buna rağmen siyasi liderler Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas önünde koalisyon kurmakta anlaşamadı.

Der Spiegel Yunanistan’daki ekonomik kriz ve siyasi kaosa ayırdığı analizlerde Alman hükümetinin, Atina’nın Euro Bölgesi’nden çıkışı için son 1 yıldır hazırlandığını yazdı. Dergideki bilgilere göre Almanya’nın “B planı” çerçevesinde Berlin’de ekonomi bakanlığında “Özel tim/Yunanistan” masası kuruldu.


Plan, Yunanistan’ın euro bölgesini terk edip, drahmi’ye dönmesini, AB’nin Yunanistan’a para yardımını tamamen kesmemesini ancak, sadece borç vadelerini ödemesini garantiye almasınıöngörüyor. Der Spiegel kapağında Akropolis tapınağının yıkılmış sütunlarına çarparak dağılan euro’yu gösteriyor. Bu arada Yunan haftalık Thema gazetesi Yunan siyasi parti liderlerinin, Avrupalıların, Yunanistan’ı euro’dan çıkaracağına inanmadığını belirttiği haberinde, ”Yunanlı politikacılar siper savaşı yaparken Berlin’de drahmi’ye dönüş için düğmeye basıldı” diye yazdı.


Atina’da drahmi analizleri

Ekonomistlere göre, Yunanistan’ın, dış yardımların kesilmesi sonucunda kontrolsüz bir iflasa sürüklenmesi durumunda ülkedeki bankacılık sistemi çökecek. Euro’dan çıkarak eski para birimi drahmi’ye dönülmesiyle de, enflasyon yüzde 40-50’ye tırmanacak, GSMH da yüzde 20’ye varan düşüş kaydedecek. Ülkenin borcu yüzde 200’ün üzerinde artacak ve dış ülkelerden kredi alan işletmeler içteki gelirlerinin azalması nedeniyle zor durumda kalacak. Ayrıca, petrol, ilaç gibi ithal ürünlerin fiyatlarında büyük artışlar kaydedilecek. Bu durum da, para darlığına, işsizliğin artmasına, ciddi sosyal ve siyasi karışıklıklara neden olacak. Öte yandan Yunan basının dünkü manşetleri de heyecanlı oldu: Etnos: Rus ruleti, Katimerini: Ülke tehlikeli dönemeçte, ToVima: Heyecan pazarlığı.



Amerika’da satış rekorları kıran zayıflama aleti için tıklayın!

İNŞAAT FİRMALARI SOLUĞU YURTDIŞINDA ALIYOR

İNŞAAT FİRMALARI SOLUĞU YURTDIŞINDA ALIYOR

Yavuz Karaman/EMLAK




Yabancılara konut ve arazi satışını öngören mütekabiliyetin yasalaşmasıyla birlikte, gayrimenkul sektörü de hareketlenmeye başladı.
TSKB Gayrimenkul Danışmanlık Genel Müdür Yardımcısı Fatih Tosun, “Mütekabiliyet Yasası’nın Meclis’ten geçmesinin ardından, ciddi bir talep olacağını düşünen inşaat firmaları projelerinin tanıtımını yurtdışında aktif bir şekilde yapabilmek üzere yurtdışında ofisler açmaya veya hazırlıklara başladılar. Bunlardan Ege Yapı 4 körfez ülkesinde, Dumankaya Dubai, Abu Dabi, Kuveyt ve Katar’da, DAP Yapı ile İnanlar İnşaat Suudi Arabistan, İran ve Rusya’da, UKRA İnşaat, Ağaoğlu, Bayraktar & Gürsoy Yatırım Ortaklığı ise Dubai ve Londra’da hazırlık yapıyor” dedi.


İspanya örneği ortada

Yabancıya satışta İspanya ve Türkiye karşılaştırması yapan Tosun, şöyle devam etti: “İspanyol Tapu Kadastrosu’nun her yıl yayınladığı İspanya Gayrimenkul Kayıt İstatistiklerine göre ülkede 2010 yılında 417 bin 203 adet konut satılmış. Türkiye’de ise bu rakam 2010 yılında 357 bin 341 idi. Birbirlerine çok yakın rakamlar. Nüfus ve yüzölçümü olarak İspanya Türkiye’den yaklaşık yüzde 35 daha küçük. 417 bin 203 konuttan toplamda 18 bin 561’i İspanya’da yabancılar tarafından satın alınmış. Bu rakam 2010 yılında İspanya’da yapılan bütün konut satışlarının yüzde 4,45’ini işaret ediyor. İspanya’da konut sektöründeki canlılığa daha da hareket getirebilmek ve sektörün problemlerine ilk elden çözüm bulabilmek amacıyla 2004 yılında Konut Bakanlığı (El Ministerio de Vivienda) kuruldu. Bu açılardan bakıldığında İspanya mutlaka incelenmesi gerekli olan bir ekonomi ve bize en iyi örnek Konut Bakanlığı olmalı. Bu konudaki adımlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kurularak atıldı ama adım yarım kalmamalı.”


Antalya revaçta

Türkiye’de bölgelerine göre yabancılardan gelen talepleri ortaya koyan Fatih Tosun, “Türkiye’den Alman ve İngilizlerin dışında İrlanda, Danimarka, Norveç, İsveç, Hollanda ve Belçika’dan da hatırı sayılır sayıda alıcı güney sahillerinde mülk edindi.

En çok tercih edilen ilçeler Alanya, Fethiye, Didim, Bodrum, Kuşadası ve Ürgüp oldu. Almanlar ve İskandinav ülkeleri vatandaşları ağırlıklı olarak Alanya’dan İngilizler ise Fethiye ve Didim ağırlıklı olarak mülk ediniyorlar” dedi.


Talep ikincil konuta

Yabancıların konutlardaki alansal isteklerinin de değişiklik gösterdiğini ifade eden Tosun, “Aslında sunulan projelere ve projelerin konseptine göre de bu durum farklılık gösteriyor.

Genelde yazlık ev veya villa tarzı ikincil konut, denize yürüme mesafesi, müstakil bahçeli olması tercihlerde ön plana çıkıyor. Son dönemde ise kaliteli apartman daireleri ve residence projeleri de tercihler arasına girdi” dedi.


Beş milyar dolar gelebilir

Türkiye’de son 3 yıldaki konut satışlarına da değinen Fatih Tosun, şu bilgileri verdi:

“Türkiye’de 2010 yılında 357 bin 341 konut satışı gerçekleşmiş. 2008 yılında 427 bin 105 olan konut satışı 2009 yılında 531 bin 746’ya ulaşmış.  Son 3 yılın ortalaması yaklaşık 440 bin konut satışı. İlerleyen dönemde Türkiye ekonomisinin istikrarlı büyüdüğünü ve Avrupa krizinin yayılmadan durdurulduğunu farz edersek 600 bin konut satış ortalamasını yıllık olarak tutturduğumuzda yabancıya konut satışından ekonomimize yıllık ortalama 5 milyar dolar girdi sağlanabilir.”


HAFTANIN PROJESİ


Adalar manzarası onu çekici kılıyor


İstanbul‘un son yıllarda en hızlı gelişen bölgelerinden biri olan Kartal’da gerçekleştirilen Asl-ı Bahçe, özel peyzajlı bahçeleri ve teraslarıyla dikkat çekiyor. Adalar manzarası da projenin çekiciliğini daha çok artırıyor


İnanlar İnşaat’ın yeni projesi Asl-ı Bahçe, Kartal’ın Uğur Mumcu, Akşemsettin Caddesi’nde hayata geçiriliyor. Aydos Ormanları’nın tertemiz havasının yanı sıra bahçeleriyle de kişiye özel yeşil alanların yaratıldığı projede, Adalar manzarası da dikkat çeken özellikler arasında yerini alıyor. Sahil yoluna 9 km uzaklıkta konumlana proje, havuzları ve iç mimarisiyle farklılaşma peşinde.

Toplamda 17 bin 415 metrekarelik inşaat alanına sahip Asl-ı Bahçe, butik bir proje olarak tanımlanıyor. 6 bin 266 metrekarelik arsada 17 katlı tek blok üzerinde tasarlanan proje toplam 90 daireden oluşuyor. Dairelerin 50, 69, 113, 119, 126 ve 228 metrekare olarak tasarlandığı projede, stüdyodan 3+1’e farklı konut tipleri yer alıyor. Normal dairelerin yanı sıra 2+1 dubleks ve bahçe katı konut seçeneklerine yer verilen projede, herkese uygun yaşam alanları planlanıyor.  


Çok yönlü sosyal alanlar
Gebze ve Kocaeli Sanayi Bölgesi’ne, Maltepe, IDO, Pendik, Pendik Marina’ya yakınlığı ile iş yaşamına, Viaport Alışveriş Merkezi ve Sabancı Üniversitesi’ne yakınlığı ile alışveriş ve sosyal yaşama aktif katılım imkânı sunan Asl-ı Bahçe’de, Kadıköy-Kartal metro hattının ardından Marmaray projesiyle de çok yönlü ulaşım kolaylıklarını sunuluyor. Park ve bahçelerle kaplı Asl-ı Bahçe’nin sosyal donatıları arasında sauna, fitness center, çocuk oyun odası, çok amaçlı salon, açık yüzme havuzu, çocuk havuzu ve güneşlenme terasları bulunuyor.


YAKIN PLAN

Projenin adı: Asl-ı Bahçe

Projenin yeri: Kartal – Uğur Mumcu

Yapımcı firma: İnanlar

Projenin mimarı: Talha Haksever

Projenin konsepti: Orman ve Adalar manzaralı butik proje

Projenin arsa büyüklüğü: 6.266 m2

İnşaat alanı: 17.415 m2

Blok sayısı: 17 katlı tek blok

Toplam daire sayısı: 90

Daire tipleri: Stüdyo, 1+1, 2+1, 2+1 dubleks, 3+1

Daire metrekareleri: 50-228 m2

İnşaata başlama tarihi: Ekim 2011

Teslim tarihi: Haziran 2013

Konut fiyatları:  Metrekaresi 2.800-3.500 TL arasında


YAPIMCININ GÖZÜNDEN


İstanbullular için biçilmiş kaftan


Projeyi ‘Aydos Ormanları’nın yeşilinden prens adalarının mavisine uzanan bir cennet bahçesi’ olarak nitelendiren İnanlar Grup Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan, “Bir zamanların Kartalimen adındaki balıkçı köyü, şu an İstanbul’un yükselen değeri olarak en çok prim yapan bölgelerinden bir tanesi. Asl-ı Bahçe doğanın kucağında bol oksijenli havası, kat bahçeleri, özel bahçe peyzajları ve sosyal alanları ile göz kamaştıran bir proje” dedi. Bu projede her yaşam stili için daire planladıklarına değinen İnan, “Projemiz, dubleks daire, bahçe katı daire gibi seçenekleriyle çocuklu ailelerin yanı sıra stüdyo daire seçenekleri ile çalışan genç yöneticiler ve öğrenciler için de lüks ve konforlu yaşam alanları sunuyor” diye ekledi.

Asl-ı Bahçe projesinin bölgenin örnek projelerinden biri olduğunu söyleyen Serdar İnan, “Biz İnanlar olarak yaptığımız her projeyi adeta bir sanat eseri yapıyor kıvamında, teknik gelişmelerin izinden giderek gerçekleştiriyoruz. İşimizi bitirdiğimizde müşterilerimize hayallerinin çok daha ötesinde mekânlar sunuyoruz” şeklinde konuştu. Projeye büyük bir ilgi olduğunu anlatan İnan, projenin yatırım yapmak, bahçe ile iç içe yaşamak, şehir yaşamına yakın olmak isteyenler ve Adalar manzarasından vazgeçemeyen İstanbullular için biçilmiş bir kaftan olduğunu sözlerine ekledi.


Gayrimenkul Zirvesi’nde derneklerin sesi yükseldi


GYODER tarafından düzenlenen 12. Gayrimenkul Zirvesi’nde sektörün sivil toplum örgütleri de söz aldı. Oturum Başkanlığını GYODER Başkanı Işık Gökkaya’nın yaptığı panelde İstanbul İnşaatçılar Derneği Başkanı Nazmi Durbakayım, kentte master plan olmadığından dolayı çarpık yapılaşma meydana geldiğini belirterek,  “Bence en kötü plan, plansızlıktan iyidir. Bu noktayı milat sayıp kötü yapılardan kurtulmak istiyoruz” dedi. Kentsel dönüşüm yapılırken afet yasasını çok iyi düzenlemek gerektiğini vurgulayan Durbakayım, şunları söyledi: “2B’ye olumlu yanından değil de neleri gasp ediyor diye bakıyoruz. Bunları bir köşeye bırakalım. Mütekabiliyet, afet yasası ve 2B’ye halkın sahip çıkması lazım. Kanunlar, belirleyici kurallarla çıkar. Bizler inşaat ruhsatını çok zor bir şekilde alıyoruz. Buna rağmen güzel işler yapmaya çalışıyoruz. Konut fiyatlarının üzerinde bir de KDV konduğunda satışlar bıçak gibi keser. Bu zamanda müşteriler kendilerini krediye göre ayarlıyor. Sektörün rayında gitmesini istiyorsak bazı hususlara dikkat etmemiz gerekiyor.”


2B hareket getirmeyecek

Konutder Başkanı Ömer Faruk Çelik ise Türkiye’de kentsel dönüşümün yapılmasının büyük bir fantezi olduğunu belirterek, “7 milyon konutun yıkılıp yeniden yapılması gerekiyor. Bu yılda 350 bin konutun yıkılıp yeniden yapılması demek. 120 metrekareyi baz aldığımda bu işlemin yıllık maliyeti 42 milyar lira oluyor” dedi. Buna kimsenin gücünün yetemeyeceğini ifade eden Çelik, “İnşaat sektörü bir sallantı olduğunda hemen etkileniyor. 2012’de konut satışları düşecek. Bence 2B de büyük bir hareket getirmeyecek. Çünkü bu devletin vatandaşla barışmasıdır” diye konuştu.



 


Beylikdüzü’ne yeni bir proje daha geliyor


Babacan Yapı’nın yeni projesi Novatrium Residence, Beylikdüzü’nde gerçekleştiriliyor. Babacan Yapı’nın Haziran 2012’de çalışmalarına başlayacağı ve Ekim 2014’te tamamlamayı planladığı proje, 285 daireden oluşuyor. Metrekare fiyatı 1.400 lira olan projede 49 metrekare stüdyo daire, 78 metrekare 1+1 daire ve 122 metrekare 2+1 dairelere yer veriliyor.


Anneler Günü’ne özel % 2 indirim yapıyor


Rings İstanbul’dan, Anneler Günü’ne özel kampanya haberi geldi. Kampanya kapsamında Anneler Günü’nde konut satın almak isteyenlere liste fiyatı üzerinden yüzde 2 indirim imkânı sağlanıyor. Selin Yapı tarafından Sancaktepe’de inşa edilen proje, toplamda 1.500 konut, Rings AVM ve sosyal tesisi Rings Club’tan meydana geliyor. Dikey alanda müstakil yaşam konsepti bulunan projenin teslim tarihi ise Mayıs 2013 olarak planlanıyor.


Lansman fiyatlarıyla satışlara başladı


Sadece 1+0, 1+1 ve 2+1 stüdyolardan oluşan konut projesi Stüdyo 24, 68 bin liradan başlayan lansman fiyatları ile satışa sunuldu. Cathay İleri Projeler, Emlak Konut GYO ve EPP ortaklığı ile  inşa edilen Stüdyo 24, Bahçeşehir’in yanıbaşında, İstanbul’un en hızlı gelişen bölgelerinden biri olan Ispartakule’nin merkezinde yer alıyor. Türk ve İtalyan ortak yapımı  proje, 38 metrekareden 207 metrekareye kadar uzanan stüdyolardan meydana geliyor.


Mobilyacılardan dönüşüme ‘evsel’ destek


Son günlerin gündem konusu olan kentsel dönüşüm projelerine, mobilyacılar “Evsel Dönüşüm” projesiyle destek verdi. MODOKO mobilyacıları olarak kentsel dönüşümde yer almak istediklerini ve bu yüzden “Evsel Dönüşüm” isimli bir kampanya başlattıklarını ifade eden MODOKO Yönetim Kurulu Başkanı Etem Özçelik, “Kentlerdeki değişim yaşam standartlarını yükseltecek. Bu değişim evlere de yansısın istedik. Herkesin daha güzel koşullarda yaşaması gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden de MODOKO’da satılan mobilyalarda yüzde 50’ye varan bir indirim başlattık” diye konuştu.


 


Kirada Anadolu düşerken Avrupa yükselişe geçti


İstanbul’un kiralık haritası iki yakada farklı bir tabloyu ortaya koydu. Son iki yılda kiralık daireler Avrupa yakasında yüzde 9 yükselirken, Anadolu yakasında ise yüzde 13 düştü


İstanbul’da dairelerin ortalama kira bedelleri 2010 yılından bu yana Avrupa yakasında yüzde 9 oranında artarken, Anadolu yakasında yüzde 13 oranında düşüş kaydetti. Son iki yıl içinde kiraların en çok arttığı ilçe yüzde 42’yle Eyüp olurken, Beşiktaş ortalama 1.500 liralık kira bedeli ile İstanbul’un en yüksek kira bedeline sahip ilçesi oldu. sahibinden.com’un, İstanbul’un iki yakasındaki kira değişimlerini gösteren raporuna göre Anadolu yakasının kira ortalaması 2010 yılında 900 lira olurken, aynı dönemde ortalamanın 825 lira olduğu Avrupa yakasında ise 900 liraya 2012 yılında ulaşıldı. 2010-2011 döneminde Avrupa yakasında ortalama kiralar 825 lira ile aynı kalırken, aynı dönemde Anadolu yakasında 900 liradan 730 liraya düşüş kaydedildi. 2011-2012 döneminde ise Avrupa yakasında ortalama kira bedeli 825 liradan 900 liraya, Anadolu yakasında ise 730 liradan 780 liraya yükseldi.


En çok Eyüp’te yükseldi

Kira fiyatlarında 2010 yılından 2012 yılına en çok artış gösteren ilçelerin değişimlerini gösteren tablonun ilk sırasında Eyüp yer aldı. Kiraların son iki yılda yüzde 42 oranında arttığı ilçeyi yüzde 38 ile Kartal, yüzde 36 ile Beşiktaş izledi. Ortalama 1.500 liralık kira bedeli ile halen İstanbul’un en yüksek kiralık dairelerini barındıran Beşiktaş’ta, son iki yılda kiralarda yüzde 36 oranında artış oldu.


Ataşehir zigzak çizdi

Beşiktaş gibi Avrupa yakasında bulunan Bakırköy ve Sarıyer’de ise 2012 itibariyle ortalama kira bedelleri sırasıyla 1.400 ve 1.250 lira olarak gerçekleşti.

Son iki yılda bu iki ilçedeki kira artışları ise yine sırasıyla yüzde 27 ve yüzde 4 oldu. Sıralamada ilk dörde girebilen tek Anadolu yakası ilçesi ise ortalama 1.200 lira kira bedeli ile Kadıköy oldu.

Kadıköy’deki kiralık daire bedelleri son iki yılda yüzde 20 oranında artarken, birbiri ardına hayata geçirilen konut projeleri ile şehrin yeni yaşam merkezlerinden biri halini alan Ataşehir’de ise kiralar ilginç bir seyir izledi.

İlçede 2010 yılında 1.000 lira olan ortalama kira bedeli 2011’de yüzde 15 oranında düşerek 850 liraya kadar gerilerken, 2012’de yüzde 29’luk artışla 1.100 liraya ulaştı. Bu düşüş ve artışla birlikte Ataşehir’de son iki yılın ortalaması yüzde 10 oldu.


Anadolu’da Çekmeköy, Avrupa’da Fatİh

İki yaka ayrı ayrı değerlendirildiğinde, kiralık daire fiyatlarında son iki yılda kaydedilen değişimde Anadolu yakasında Kartal, Avrupa yakasında ise Eyüp ilk sırada yer aldı. Anadolu yakasında yüzde 38 ile ilk sırada bulunan Kartal’ı yüzde 23’le Çekmeköy, yüzde 20’yle Kadıköy, yüzde 20’yle Üsküdar ve Pendik izledi. Avrupa Yakasında ise Eyüp’ü yüzde 36’yla Beşiktaş, yüzde 33’le Fatih, yüzde 30’la Büyükçekmece ve yüzde 27’yle Bakırköy takip etti.


 


GAYRİMENKULDE TALEP ‘CADDE’YE KAYIYOR


Mavi Emlak Danışmalığı ofisinde gayrimenkul danışmanlığı yapan Kazım Baler, Bağdat Caddesi’ndeki yeni projeleri, yatırım fırsatlarını ve fiyatları inceleyip, bölgeyi analiz etti


TİCARİ EMLAK

Özellikle Bağdat Caddesi üzerindeki binalarda her dönem devam eden bir ofis talebi var ancak büyük kurumsal şirketler için uygun bir yapılaşma fiziki olarak uygun değil. Bu nedenle arzın daha çok caddenin üst bölgesi olan Kozyatağı- E5 bölgesinde yoğunlaştığını ve taleplere gerçek anlamda cevap verdiği söylenebilir. Bağdat Caddesi üzerinde markalarının sadece mağaza olarak değil bina bazında kiralamalar yaparak kendi tasarımlarını uyguladıkları görkemli, prestij mağazalarını açtıklarını gözlemleniyor. Buradan yola çıkarak Bağdat Caddesi’nin bir dünya caddesi olduğunu ve uzun yıllar popülerliğini koruyacağını çok açık.


YENİ YATIRIMLAR

Yeni yatırımlar söz konusu olduğunda bölge müşterisi, çoğunlukla yenilenme potansiyeline sahip eski binalara ilgi gösteriyor. Bu şekilde birikimlerine değer katan alıcılar çoğunlukta bulunuyor. Ayrıca bölgenin tanınmış ve güvenilen projelerinden, yapım aşamasında alınan gayrimenkuller de dikkate değer bir şekilde artışta.


KONJONKTÜR

Kriz ortamındaki olumsuz havanın kalkmasıyla beraber, emlak piyasasındaki taleplerde artmaya başladı. Genel itibariyle bölgede önceki dönemlerden daha hızlı ve el değiştiren bir piyasa mevcut. Özellikle Şaşkınbakkal, Erenköy ve Caddebostan olmak üzere, Fenerbahçe’den Bostancı’ya kadar talep söz konusu. Sahile ve Bağdat Caddesi’ne yürüme mesafesinde kalan mülkler öncelikle talep ediliyor. Son dönemlerde Metrobüs hattına yakınlığı nedeniyle Feneryolu, Kızıltoprak bölgesine olan taleplerde de artış gözleniyor.


PRİM FIRSATI

Anadolu yakasının en eski yerleşim yeri olmasından dolayı, Bağdat Caddesi’nin yenilikleri ilk elden takip eden ve uygulayan bir potansiyeli mevcut. Gerek konumu gerekse sağladığı yaşam kalitesi açısından her zaman İstanbul’un gözde yerleşim yeri olmayı garantiliyor.


KİRADA DURUM

Kiralarda yukarıya doğru bir ivme var, bunun en büyük nedeni olarak ise bilinçlenen mal sahiplerinin dairelerini yenileyerek, bakımlı ve masrafsız şekilde kiraya vermeleri gösterilebilir. Talepler daha çok orta ve üst gelir seviyesine sahip avukat, doktor, mimar gibi serbest meslekleri icra eden ailelerden ve büyük şirketlerde yöneticilik yapan kişilerden oluşuyor. Kiralıklarda ortalama fiyatlar ise  2+1’ler için 1.000-1.200, 3+1’ler için 1.200–1.600 ve 4+1 daireler içinse 1.600-2.500 lira arasında değişim gösteriyor. Sahil bölgesindeki site özellikli yapılarda rakamların 5 bin ile 6 bin liraya kadar çıktığı görülebiliyor.


SATILIKTA DURUM
Konut kredisi olanaklarının 25-30 sene gibi uzun vadelere yayılması gibi sebepler gayrimenkul müşterilerinin bir kısmını kiralıktan satılığa yönlendirmiş durumda. Bölgede geçen yıllara nazaran satılık talepleri daha fazla denilebilir. Satılık bölgeler açısından özellikle Ethemefendi Caddesi, Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi gibi, sahil yolu ve Bağdat Caddesi’ni dik açıyla kesen caddeler tercih ediliyor. Satılıklarda ortalama fiyatlar ise, eski yapılarda metrekare birim fiyatları en düşük 2 bin 500 liradan başlayıp, yeni yapılarda bu fiyat, sahil bölgesinde yalı konumlu bir mülk için 11 bin lirayı bulunuyor.


BÖLGEDEKİ PROJELER


Four Winds Residence

Yeri: Kadıköy

Yapımcı firma: Taş Yapı

Teslim tarihi: 2013

Toplam konut sayısı: 500

Konut tipleri: 2+1, 3+1, 4+1, penthouse

Konut fiyatları: Satışa çıkmadı

Altıner Residence

Yeri: Bağdat Caddesi

Yapımcı firma: Koç Yapı İnşaat-Dervişoğlu İnşaat

Teslim tarihi: Eylül 2012

Toplam konut sayısı: 24

Konut tipleri: 3+1, 5+1

Konut fiyatları: 685.000 –   1.150.00 TL

Maritza Home

Yeri: Kadıköy

Yapımcı firma: Maritza İnşaat

Teslim tarihi: Haziran 2012

Toplam konut sayısı: 45

Konut tipleri: 1+1, 2+1, 3+1

Konut fiyatları: 530.000 –   715.000 TL

Panorama  Park Moda

Yeri: Kadıköy

Yapımcı firma: Aydoğan İnşaat

Teslim tarihi: Hemen teslim

Toplam konut sayısı: 25

Konut tipleri: 4+1, 6+2

Konut fiyatları: 1.100.000 dolar


Burç Halife kırılmadık rekor bırakmadı


Dubai’de yer alan ve dünyanın en yüksek gökdeleni olan Burç Halife, devasa yüksekliğiyle görenleri hayrete düşürüyor. Birçok ilkin sahibi olan projenin inşaatı 2010’da tamamlandı. 828 metrelik yüksekliğe sahip olan Burç Halife, 160 kattan oluşuyor. 150. katından sonra geri kalan katlarının çelik olarak yapıldığı gökdelen, dünyada ilk defa betonarme kütle üzerine çelik konstrüksiyonla devam edilen ilk bina özelliğine sahip. Ayrıca binanın cephelerine gelen rüzgâr yüklerini en aza indirmek için binanın hiçbir cephesinin düz olarak tasarlanmadığı binanın köşeleri ise keskin değil, dairesel birleşimlerle yapılmış. Anten kulesi 818 metreye ulaşan bina, 95 km uzaklıktan görülebiliyor. 124. katında dünyanın en yüksek gözlem katına yer verilen binada 57 asansör ve 3 bin yer altı park yeri bulunuyor.


Bu rekorları kırmak kolay olmayacak

* En çok katlı yapılar (önceki Wills Kulesi-110 )

* En yüksek bina (önceki Taipei 101-509 m)

* Şimdiye kadar yapılmış her açıdan en yüksek yapı (önceki Varşova Radyo Kulesi-646,3 m)

* Dünyanın en yükseğe çıkan asansörü

* Dünyanın en hızlı asansörü (saatte 64 km)

* Dünyanın en yüksekte yer alan camisi (158. katta)

* En yüksek kendi başına duran yapı: 2,717 ft (önceki CN Tower)

* Dünyanın en yüksekte yer alan yüzme havuzu (76. kat)


Konut yatırımı enflasyona yenilmedi


Merkez Bankası’nın yayınladığı Konut Fiyat Endeksi Raporu’na göre 2011 yılının son aylarında bir hayli yavaşlayan konut fiyat artışları, 2012 yılı başında tekrar hareketlenmeye başladı. Şubat 2011 – Şubat 2012 döneminde  Türkiye bazında konut fiyatları yüzde 11.84 artış gösterirken, İstanbul’da bu oran yüzde 14,25 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde  İstanbul’daki konutlar nominal olarak Türkiye ortalamasına göre yaklaşık 2,5 puan daha fazla getiri sağladı. 
TÜFE’den arındırılmış reel getiriye göre ise İstanbul’daki konutlar Şubat 2011- Şubat 2012 döneminde yıllık bazda yüzde 3,46 prim yaptı. Aynı dönemde  Türkiye genelinde ise konutların reel  getirisi yüzde 1,28 oranında kaldı.

2011 yılının son aylarında durağan hale geçen konut fiyat artışları, 2012 yılı başında tekrar yükselişe geçti. 2011 yılının son çeyreğinde aylık bazda yüzde 1’in altında seyreden konut enflasyonu, şubat ayında önceki aylardaki artış oranını ikiye katlayarak yüzde 1,48 oranında yükseldi. Ülke genelinde 2012 yılının ilk iki ayındaki konut fiyat artışı yüzde 2,29 olurken, İzmir’de bu oran yüzde 3,96’ya ulaştı. Aynı dönemde İstanbul’da konut fiyat artışı yüzde 2,74 olarak gerçekleşti.


Eksiklik giderilmezse dönüşüm eksik kalacak


Türkiye’de 1000’in üzerinde bina güçlendiren veya projelendiren Artyol Mühendislik, Van depreminin ardından hazırlanan ve kısa bir süre içerisinde yasalaşması beklenen “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı”nın ile ilgili uyarılarda bulundu.

Artyol Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Türkkan, yasanın mutlaka çıkması gerektiğini belirterek, “Ancak bu yasa ile bazı mevzuat eksiklikleri giderilmeli. Bu mevzuat sistemi değişmeden tasarı yasalaşırsa eksik kalacaktır. Özellikle güçlendirme çalışmasına girecek vatandaşlara ruhsat ve belediye mevzuatlarında kolaylıklar sağlanmalı” dedi.

Zaman içinde imarı değişen bölgelerde bina sahibi lehine düzenleme yapılması gerektiğini anlatan Türkkan, şunları söyledi:

“Ruhsat harçlarından muaf olunmalı. Yapılan çalışmalar mimari değişikliğe sebep olmuyorsa, mimari proje tadilatı aranmamalı. Yapı sahibi, yaptırdığı güçlendirme ile kendisine ilave alan yaratmıyorsa mevcut durum korunmalı ve tabii en önemlisi apartman kararında oy çokluğu aranmalı. Yasa, mutlaka güçlendirme konusunu da içermeli. Eğer bizden bu konuda herhangi bir destek istenirse, üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız.”


 



Amerika’da satış rekorları kıran zayıflama aleti için tıklayın!

Mimar Emre Arolat: Sistem mimarları ajan olmaya zorluyor

Mimar Emre Arolat: Sistem mimarları ajan olmaya zorluyor

İSTANBUL Milliyet


Arolat, yaptığı konuşmada gerek Türkiye gerekse uluslararası alanda ses getiren projelerini paylaştı.

Mimar Arolat, projelerinde çevre ile bütünleşecek tasarımlar hazırlamaya özen gösterdiğini belirterek, “Mümkün olduğu kadar araziyle hemhal olan, çevredeki dokuları çok fazla bozmayan, arazinin içindeymiş gibi duran yapıları seviyoruz. Kent planlaması üzerine birçok çalışmamız var. Başbakan ile konuşma fırsatı yakaladığım bir gün kendisine üçüncü köprünün şehrin kuzeyine yapılmasının ne kadar yanlış bir karar olacağını anlattım. ‘1.5 trilyonun var mı? Köprüyü güneyde yaparsak 1.5 trilyon fark ediyor’ dedi. Bu da benim işim değil tabii ki” dedi.


‘Yoğunluğu azaltmak gerek’

Konuşmasına, kentsel tasarım üzerine düşüncelerini paylaşarak devam eden Arolat, “Kente, büyük projeler yapmak gerekir. ‘Ali Sami Yen park olsun’ diyorlar. Ben de isterim. Herkes parkın parasını verecekse olsun. Ancak içinde yaşadığımız kapitalist üretim-tüketim süreçlerinin olduğu dünya, biz mimarları bu işin içinde birer ajan haline getiriyor. Bu ajanlığı iyiye kullanabilirsiniz. Sorumluluğumun bu yönde olduğunu düşünüyorum. Yani halkın tümüne açık alanlar yapabilirsiniz. Biz de projelerimizi kent planlamanın inceliklerine göre yapıyoruz” diye konuştu.
İstanbul’daki yoğunluk problemine dikkat çeken mimar Arolat, “Kent yoğunluğunu doğru çözmek gerek. Eviniz Çekmeköy’de, iş yeriniz Zincirlikuyu’da ise ne yaparsanız yapın trafik sorununu çözemezsiniz. Paris’te, New York’ta kaç kişi işe özel arabasıyla gidiyor? Kent planlanması kolay öngörülebilir bir şey değil. Kent tasarımı mikroorganizma gibi.

Her şey birbirine bağlı. Çok iyi düşünülmesi gerekiyor. Dünyada henüz kenti çok iyi tasarlayabilmiş hiçbir mimar yok. Her şeye rağmen en iyi tasarlanmış kentler, kendiliğinden büyümüş, kendi dinamikleriyle ortaya çıkmış kentler. Onlar da ortaçağ kentleri ki oralarda da kimse evinden işine Mercedes ile gitmeye çalışmıyor” dedi.


Zorlu Center kentsel merkez olacak’

Diğer taraftan Zincirlikuyu’daki eski Karayolları arazisi üzerine inşa edilen “Zorlu Center Rezidansları”nın proje sorumlusu olarak, söz konusu alanın İstanbul’a olumlu katkıda bulunacağını söyleyen Arolat, şöyle konuştu:

“Proje sorumlusu olarak söylüyorum. Bu proje tepe tepe kullanılacak. Biz değilsek de, çocuklarımız, torunlarımız kullanacak. İstanbul’un yeni kentsel merkezi olacak. Yeşil alan bağlamında orası bakımsız ve sıhhi olmayan bir alandı. Şimdi çok daha bakımlı, çok daha az problem taşıyan bir yer olacak. Ayrıca ortasında kocaman bir kentsel mekan var, oraya herkes girebilecek. Kapalı bir alışveriş merkezi yapmak yerine, yeni bir meydan yapıyoruz. Ayrıca yapıların üzerindeki kabuklar yeşillendiriliyor. Zorlu Center’ın İstanbul’a olumsuz değil, olumlu katkısı olacağına inanıyorum.”


ARSA YATIRIMIYLA EĞİTİM DEVİ OLDU


Eski bir matematik öğretmeni olan Arel Koleji’nin sahibi Kemal Gözükara, 1983 yılında satın aldığı 260 bin metrekarelik arsa üzerinde inşa ettiği Arel Koleji ile bugün Türkiye’nin önemli eğitimcilerinden biri haline geldi. O dönemde satın aldığı arsa ile gelinen noktada iyi bir yatırım yaptığının ortaya çıktığını ifade eden Kemal Gözükara, “Aslında eğitimciyim, 1973’te istifa ettim. Sonra ticarete atıldım ve burayı satın aldıktan sonra arsaya Arel Koleji’ni kurdum” dedi.

Yeni eğitim binaları için de yatırım yaptığını anlatan Gözükara, Yeni Bosna’da inşa ettiği okul projesinde anaokulu, ilköğretim ve liseden oluşan yeni binanın her katında 18 derslik, 1 adet laboratuar bulunduğunu söyledi. Okulda toplamda 75 adet derslik 10 adet laboratuar, 100 kişilik seminer salonu, resim-müzik odaları, 650 metrekarelik çok amaçlı kullanılabilen kapalı oyun alanı ile birlikte iç bahçelerin bulunduğunu anlatan Gözükara, 2 bodrum ve 4 normal kattan oluşan binanın 4 bin 800 metrekarelik arsa üzerinde 2 bin metrekarelik taban alanı üzerinde toplam 15 bin metrekare kapalı alana sahip olduğunu ifade etti. Gözükara, proje için 10 milyon lira yatırım yaptığını vurguladı.


Tepekent’te arsa bağışladı

Yeni Bosna dışında Sefaköy’de de yatırımları bulunduğunu ifade eden Gözükara, bölgede Tepekent kampüsünü kurduğunu söyledi. Tepekent’te 80 bin metrekarelik kapalı alanda Arel Üniversitesi’ni hayata geçirdiğini ifade eden Gözükara,  şunları vurguladı:

“Tepekent’in tapusunu bedelsiz olarak üniversiteye verdim. Arsanın değeri çok yüksek. Ayrıca kampüsün içine öğrenci yurdu olarak kullanılan 21 villa yaptım. Öğrenciler de o villalarda çok uygun fiyatlarla kalıyor” dedi.


5 yıldızlı otel arsası arıyor

Kemal Gözükara, eğitim dışında turizm sektörüne de girmek istediğini belirterek, 5 yıldızlı otel arsası aradığını söyledi. İstanbul’da iyi bir lokasyon, özellikle boğaz hattında otel yatırımını gerçekleştirmek istediğini dile getiren Gözükara, “Sahilde bu yatırımı hayata geçirmek istiyoruz. Üniversitemizde ilgili bölümde eğitim gören öğrencilerimiz için de iyi bir staj imkânı sunacağız” dedi.

 



Amerika’da satış rekorları kıran zayıflama aleti için tıklayın!

Anaparanın yüzde 90’ını koruyan emeklilik fonu

Anaparanın yüzde 90ını koruyan emeklilik fonu


 Fon, ana strateji olarak anaparayı belirli bir oranda korumayı hedeflerken İMKB Ulusal-30 Endeksi’nin yükselişinden faydalanmayı amaçlıyor. Bireysel emeklilik üyeleri için 19 ayrı fon sunduklarını ve bunların yanına 2 yeni fon eklediklerini belirten Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu, “Fonun izleyeceği getiri grafiği, piyasanın olumsuz trend izlediği dönemlerde yatay seyir ya da hafif düşüş, artış trendine girdiği dönemlerde ise kararlı bir şekilde yükseliyor” dedi.



Amerika’da satış rekorları kıran zayıflama aleti için tıklayın!

Pazar payını % 6.5’e çıkardı, hedefi ilk 3

Pazar payını % 6.5e çıkardı, hedefi ilk 3


Abalıoğlu Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Ender Abalıoğlu, “Satışlarımızı 5 yılda yüzde 250 artırarak, 106 bin tonluk bir satışa ulaştık” dedi. Abalıoğlu, Lezita’nın büyüme hedefi doğrultusunda, Türkiye’de bir ilk olarak piyasaya yeni ürün serisi Marine Piliç’i sunduğunu kaydetti.



Amerika’da satış rekorları kıran zayıflama aleti için tıklayın!

Sabancı’ya Teknosa’dan 104 milyon TL gelir

Sabancıya Teknosadan 104 milyon TL gelir

EKONOMİ SERVİSİ



Sabancı Holding’in teknoloji ve elektronik perakendeciliği alanında faaliyet gösteren iştiraki  Teknosa’nın yüzde 10 hissesi, ek satış olması durumunda ise yüzde 11.5 hissesi 7-8.25 TL fiyat aralığından 9-11 Mayıs’ta halka arz ediliyor. Yüzde 10 hissenin halka arzından 77-91 milyon lira arasında gelir beklenirken; ek satış olması ve halka arzın tavan fiyattan gerçekleşmesi halinde, söz konusu gelir 104 milyon liraya çıkacak. Halka arz geliri Sabancı Holding tasarrufunda kullanılacak.


6 ay satmama taahhüdü

Sabancı Holding Perakende ve Sigortacılık Grup Başkanı Haluk Dinçer, “Teknosa’da yüzde 70 hisse Sabancı Holding, yüzde 30 hisse ise aile üyelerine ait. Halka arz edilecek hisseler Sabancı Holding’e ait olacak, ancak holding dışındaki diğer ortaklardan hisselerini 6 ay satmama taahhüdü almış durumdayız” diye konuştu. Dinçer, “Teknosa’nın halka arz geliri ise Sabancı Holding tasarrufunda değerlendirilecek. Teknosa’ya nakit girişi olmayacak” dedi.

Dinçer, halka arzın yüzde 10 hisse, ek satış durumunda ise yüzde 11.5 hisse ile sınırlandırılmasıyla ilgili olarak da, “Biz halka arzı Sabancı Holding portföyünün şeffaflaşması ve Teknosa’nın kurumsal yönetimine güç katmak için yapıyoruz. Bu nedenle, bu aşamada yüzde 10’luk halka açılma yapıyoruz” diye konuştu.

Dinçer’e, 2015’e kadar halka açılacak şirketlerin sorulması üzerine, ”Bizim yönetim kurulu başkanımızın ve holding CEO’sunun daha önce açıkladıklarını söyleyeceğim. Farklı birşey söylemeyeceğim. Teknosa’dan sonra Avivasa, Enerjisa ve Diasa’nın halka açılma planlarından söz edilmişti” yanıtını verdi.


Borsaya kote 11 şirket…

Dinçer, “Teknosa’nın, İMKB’nin en değerli ve en çok kazandıran şirketler arasına girerek, yeni ortaklarımıza ve yatırımcılarına kazandırmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Türkiye’nin yükselen çıtasının yeni yatırımlara ilham verdiğini anlatan Dinçer şunları kaydetti:

“Biz de fırsatlarla dolu konjonktürde finansal göstergeleri ve marka algısıyla Teknosa’nın halka arzını gerçekleştiriyoruz. Teknosa, Sabancı Topluluğu’nun 13 yıl aradan sonra halka açtığı ilk şirket olacak. Teknosa, Sabancı Holding’in borsaya kote olan 11 şirketi ile beraber halka açık şirketler ligine girmiş bulunuyor. Dünya piyasaları açısından çalkantılı geçen son 2-3 yılın ardından Türkiye ekonomisinin büyüme performansı çerçevesinde piyasalarda iyimserlik ve rahatlama görülmeye başlandı ve Türkiye ekonomisi bu krizden kârlı çıktı. Teknosa’nın yüksek bir performans yakalayacağına inanıyorum.”


Nane: Satın almalarla pazar liderliği sürecek

Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane, Teknosa’nın 12 yıldır büyüttükleri bir şirket olduğunu belirterek, şirketin halka arzını, “Teknosa’nın düğünü” diye değerlendirdi. Teknosa’nın teknoloji marketler arasında yüzde 43 pay ile ciro bazında pazar lideri olduğunu belirten Teknosa Nane, liderliklerini sürdürme hedefi doğrultusunda satın almalarla ilgilendiklerini söyledi. Nane, “Birinci önceliğimiz, pazardaki lider konumumuzu güçlendirmek. Bunun için de sektördeki konsolidasyon sürecinde etkin şekilde yer almak” diye konuştu.

Türkiye’de 120 euro seviyesinde bulunan kişi başı yıllık elektronik harcama tutarının, Avrupa ortalamasına bakıldığında en az üç kat büyüme potansiyeli bulunduğunu belirten Nane, Teknosa’nın 2012’ye ilişkin sene başında açıklamış olduğu ciroda yüzde 20 büyüme hedefini de yineledi.

Toplantıda verilen bilgiye göre, 110 milyon lira sermayeli Teknosa’nın 2011 cirosu 1.7 milyar lira, net kârı ise 50 milyon lira seviyesinde gerçekleşti. Türkiye çapında 74 ilde 274 mağaza ile faaliyet gösteren Teknosa’yı yılda 85 milyonun üzerinde müşteri ziyaret ediyor.


‘Son 1 yılın en büyüğü olacak’

Halka arza aracılık eden konsorsiyumun lideri Ak Yatırım Genel Müdürü Attila Penbeci, halka  arzla Teknosa’nın değerinin 770 milyon lira ile 908 milyon lira arasında oluşacağını söyledi. Hisselerin yüzde 55’i yurtiçi bireysel, yüzde 15’i yurtiçi kurumsal, yüzde 30’u da yurtdışı yatırımcılara tahsis edilecek. Penbeci, şirket değeri aralığıyla   1 yılın en büyük arzı olacağını kaydetti.

 



Amerika’da satış rekorları kıran zayıflama aleti için tıklayın!

SAKARYA BÜYÜKLÜĞÜNDE 2B ARAZİSİ SATIŞA ÇIKTI

SAKARYA BÜYÜKLÜĞÜNDE 2B ARAZİSİ SATIŞA ÇIKTI

Yavuz Karaman/EMLAK


2B arazilerinde satış süreci başladı. Toplam büyüklüğü 4 bin 830 kilometrekareye denk gelen 2B’lerin büyüklüğü neredeyse Sakarya ili kadar. 2B arazileri üzerinde hak sahibi olanların başvurularını defterdarlık ve mal müdürlüklerine 3 ay içerisinde yapması gerekiyor. Rayiç bedeller üzerinden belirlenecek ödemelerse muhasebe müdürlükleri ve belirlenecek bankalara yapılacak.


Başvuru yoksa hazineye geçecek

2B’de kritik noktayı ise başvurusu yapılmayacak araziler oluşturuyor. Başvuru yapılmayan araziler Hazine’ye geçecek. Satış bedeli rayiç bedelin yüzde 70′i olarak belirlenirken peşin ödemede yüzde 20 indirim uygulanacak. Toplam bedelin yarısının peşin ödenmesi halinde ise yüzde 10 indirim yapılarak kalan tutar takside bağlanacak. Ödemeler ise 6 ay içerisinde yapılacak.

2B arazilerine peşin ödeme yapacak vatandaşın ödeyeceği tutar, yapılacak indirimle rayiç bedelin yaklaşık yüzde 56’sına düşecek. Taksitli ödemelerde bedelin yüzde 10’u peşin, kalanı, belediye ve mücavir alan sınırları içinde en fazla 3 yılda 6 eşit taksitle, bu sınırlar dışında ise en fazla 4 yılda 8 eşit taksitle faizsiz, olarak ödenebilmesi imkanı getirildi.


Taksitini ödemeyene faiz var

En çok iki taksitin vadesinde ödenmemesi sözleşmenin feshine neden olmayacak. Taşınmazların üzerindeki yapı ve tesislerden ayrıca bedel alınmayacak. Sadece faiz uygulanacak. Satışı mümkün olmayan taşınmazlar yerine rayiç değerine eşdeğer başka bir taşınmaz satılabilecek. Hak sahiplerinden, ecrimisil alınmayacak ve son 5 yıl için tahsil edilen ecrimisil bedelleri satış bedelinden mahsup edilecek. Açılmış olan davalar durdurulacak. Dava açılması gerekenlere ise dava açılmayacak.


Gelir beklentisi düşük

Eva Gayrimenkul Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, Türkiye’de toplamda 4 bin 830 kilometrekare büyüklüğü olan 2B arazilerinden 26 milyar lira gelir beklendiğini belirterek, “Bu beklentiye göre 2B’lerin metrekaresi 5.38 liraya geliyor. Bu rakam çok düşük” dedi. Yazıcı, özellikle İstanbul gibi gayrimenkulün değerinin yüksek olduğu yerlerde metrekare fiyatlarının çok daha yüksek olduğunu belirterek, satışlar başladıktan sonra çok daha yüksek bir gelir kalemine ulaşılabileceğini söyledi.



 


GÜNÜN PROJESİ /Ayışığı Vadi Evler


BEYLİKDÜZÜ’NDE 7 BİN 600 TL PEŞİNATLA EV SAHİBİ YAPIYOR


Demir İnşaat’ın, Beylikdüzü’nün merkezinde konumlanan Ayışığı Vadi Evleri’nde başlattığı kampanya yoğun ilgi gördü ve projenin yüzde 70’i satıldı. 2012’de sadece yüzde 5 peşinat ödeyerek geri kalan kısmı 2013’te ödeme şansı tanıyan bahara özel kampanyada son haftaya girildi. Demir İnşaat, 152 bin liradan başlayan daireler için “Al kalemi eline, ödemeni kendin belirle” sloganıyla kişiye özel ödeme planı imkânı da sunuyor.

Demir İnşaat’ın ödemeye 2013’te başlama fırsatı sunan kampanyası ile Ayışığı Vadi Evleri’den 152 bin liralık daireye, 2012’de 7 bin 600 lira peşinat ödeyerek sahip olmak mümkün. Geri kalan yüzde 75’lik kısım, yani 114 bin lira için bugünkü faiz oranlarından banka kredisi kullandırılıp ödemelere 12 ay sonra, yani teslimden sonra başlanabiliyor, konuta taşındıktan sonra ise peşinatın geri kalan kısmı olan 30 bin lira ödeniyor. Demir İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Demir de, Ayışığı Vadi Evleri’nde sundukları kampanya ile konut satın almayı düşünen, fakat şu an taksit ve peşinat ödeyecek durumu bulunmayanlara bu konuda kolaylık sağladıklarını söyledi.

489 konutluk Ayışığı Vadi Evleri’nde hamam, sauna, buhar odası, masaj salonu, jakuzi, çocuk kulübü, çocuk havuzu, açık – kapalı oyun alanı yer alıyor. Ayrıca basket ve voleybol sahaları, tenis kortu, masa tenisi, açık olimpik yüzme havuzu, kapalı yüzme havuzu, yürüyüş yolu, bisiklet parkuru, fitness center ve vitamin bulunuyor.


YAKIN PLAN

Yeri: Beylikdüzü

Firma: Demir İnşaat

Konut sayısı: 489

Teslim tarihi: 2013 Mayıs

Başlangıç fiyatı: 152.000 TL


 


Çekmeköy’ün butİk projesİnde depremİ ve engellİlerİ unutmadı




216 markasıyla konut sektöründe adından söz ettiren 216 Yapı, aynı markayı kullandığı yeni projesini satışa çıkardı. İstanbul Çekmeköy’de inşa edilen 216 Butik projesi 3 blokta 114 daireden oluşuyor.

216 Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Bilent Dündar, inşaatına mart ayında başladıkları projeyi 2014 Şubat ayında tamamlamayı planladıklarını belirterek, projeyi farklı kılmak için 4 mevsim kullanılabilen yüzme havuzu, çocuklar için servis bekleme odası kurguladıklarını söyledi. 216 Butik’te engellileri de unutmadıklarını ifade eden Dündar, “Asansör seçimimizde onları da düşünerek tercih yaptık. Ayrıca yürüyüş yolu ve merdivenleri de onları düşünerek planladık”  dedi.

Dündar, projelerini hayata geçirirken, depreme dayanıklı bölgeleri belirlediklerine vurgu yaparak, “Çekmeköy depreme dayanıklı bir bölge. Bundan sonraki projelerimizi de sağlam zeminde yapacağız. Bunun için deprem profesörlerinden destek alıyoruz” dedi. Projenin bir diğer özelliğinin ise ihalesi yapılan Çekmeköy-Üsküdar metrosu olduğuna işaret eden Dündar, 216 Butik projesinin metro istasyonuna 250 metre mesafede bulunduğunu söyledi.

5 bin metrekare alanda inşa edilen projeyi kat karşılığı yaptıklarını vurgulayan Dündar, fiyatların 145 bin liradan başladığı projede ön satışa çıktıklarını belirtti. Dündar, konut almayı kolaylaştırmak için uyguladıkları kampanya kapsamında peşin alımlarda yüzde 20 indirim yaptıklarını anlatarak, ayrıca şirket bünyesinde 24 aydan 36’aya vade farksız taksitlendirme yapıldığını dile getirdi. Dündar, kredi kullanmak isteyenler için de Vakıfbank ile anlaşma sağlandığını belirtti.


Sandal fantezimiz yok

Bilent Dündar, projeyi ihtiyaçları gözeterek tasarladıklarını belirterek, aidatları da düşük tutmanın yollarını aradıklarını söyledi. Dündar, müşterilerinin göletteki sandalla komşu ziyaretine gitmek gibi bir fantezisinin olmadığını belirterek, “Projemizde belki bir devasa gölet yok ama çocuklar için servis bekleme odası var” dedi.


Yeni bir proje daha yolda

Bilent Dündar, 216 Butik’in yanı sıra aynı bölgede başka bir projelerinin daha olacağını açıklayarak, “Orman kenarında bir projeyi daha satışa sunacağız. 60 dairelik bu projede 1 ay içinde ruhsatımızı alıp satışlara başlamayı planlıyoruz” diye konuştu. İstanbul dışında Ankara’da büyük bir projeye başlama planları yaptıklarını anlatan Dündar, “Ankara Keçiören’de 2 bin konutluk bir arsamız var. Orada da proje yapacağız“ dedi.


Hangi daire  kaç lira?

Daİre  Brüt  Başlangıç

tİpİ m2 fİyat

1+1 69 145.000

2+1 118 255.000

3+1 143 320.000


 


‘Sağlıklı kentler’ Trabzon’da buluştu


Hülya Çaylak


 “Sürdürülebilir Kalkınma” ve “Sürdürülebilir Kentler” için Türkiye’de faaliyete geçen Sağlıklı Kentler Birliği kapsamında, “Sağlıklı Kentleşme ve Kentsel Dayanıklılık” konulu bir toplantı gerçekleştirildi. Trabzon Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı toplantıya aynı zamanda Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı da olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu dışında birlik üyesi olan 42 kentin temsilcileri ve akademisyenler katıldı.

Ulaşımdan yaşam tarzına, yeşilinden konut planlamasına kadar Bursa’nın sağlıklı bir kent olduğunu belirten Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, 990 tane binanın yıkıldığını ama yeşil alanları ve tarım arazilerini imara açmadıklarını anlatarak, hedeflerinin çağdaş konutlar yapmak olduğunu söyledi. “En önemli dönüşüm kamulaştırmadır” diyen Altepe, Bursa’da 3 yılda 600’ün üzerinde binanın yıkılıp, kamulaştırıldığını da aktardı.


“Düzensiz yapılaşmayı önleyeceğiz”

Trabzon Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ise şehirleri yaşayan bir organizmaya benzeterek, “Yaşayan organizmada durağanlık yoktur, her zaman yeni sorunlar vardır” diyerek, vatandaşların yaşamaktan mutluluk duyacağı şehirler yaratacaklarını ifade etti.  Sağlıklı Kentler kapsamında çarpık yapılaşmayı gidermeyi planladıklarını belirten Gümrükçüoğlu, “Kanun eksikliğinden dolayı yaylalar yok ediliyor, yaylalardaki düzensiz yapılaşmayı önleyeceğiz. 2B kanunu da düzenlemeye yardım edecek” dedi.


 


Bu projede peşinat ve taksitleri alıcı belirliyor


Yalçıntepe Group, Bahçeşehir’deki Maximoon projesi için cazip fiyatlarla kişiye özel ödeme planı imkânı sunduğunu açıkladı. 89 bin liradan başlayan fiyatlarla satışa sunulan Maximoon projesinden ev sahibi olmak isteyenler peşinat ve taksitlerini kendileri belirleyebiliyor. Toplam 1.560 konut ve bir rezidans bloğundan oluşan projede 1+1’den 3+1’e kadar daire seçenekleri yer alıyor. Projede 86 ticari birimden oluşan açık alışveriş merkezi de bulunuyor.

Yalçıntepe Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçıntepe, ev sahibi olmayı düşünenler için tüm imkânlarını seferber ettiklerini belirterek, “Amacımız sadece daire satmak değil, ev sahibi olmak isteyenleri hayallerine kavuşturmak” dedi.


Cadde’ye yeni rezidans yapmak için arsa arıyor


Helis Beyaz Ofis Projesi’yle Kartal’daki ofis standartlarını değiştiren, aldığı büyük talep üzerine ikinci ofis projesi olan Metro Ofis’e başlayan Helis Yapı, Bağdat Caddesi’nde çok lüks bir residence projesine imza atmaya hazırlanıyor. Anadolu Yakası’nın en gözde bölgelerinden biri olan Bağdat Caddesi’nde gerçek rezidans kriterlerine uygun proje geliştiren Helis Yapı, projeyi hayata geçirebileceği bina arayışına da başladı.

Helis Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Murat Uzun, Bağdat Caddesi’nin yıllardır yenilenmeyi bekleyen çok önemli bir yerleşim bölgesi olduğunu belirterek, “Hazırladığımız proje için bölgede 2 bin metrekareden büyük arsası olan bina arayışımız devam ediyor. Bunun dışında bölgede özel konumda olan binalar için geliştirdiğimiz butik projelerimiz de mevcut. Bunlar için de bina arayışımız devam ediyor” dedi.


Bahçeli evlerin kapılarını 2012 sonunda  açacak 


Başarır İnşaat ve Orjin İnşaat işbirliği ile Uskumruköy’de hayata geçirilen Talya Konakları, 8 bin 400 metrekare arsa üzerinde birbirinden bağımsız 22 konuttan oluşuyor. Yapılan açıklamaya göre Haziran 2011’de inşaatına başlanan projenin Aralık 2012’de tamamlanması planlanıyor.

Tamamı villa konseptinde tasarlanan Talya Konakları’nda 315 metrekarelik tripleks ikiz villa, 190 metrekarelik bahçe dubleksler, 195 metrekarelik çatı dubleksler ve 515 metrekarelik müstakil villalar olmak üzere 4 farklı konut seçeneği yer alıyor. 16 milyon dolar yatırım değeri bulunan projede metrekare fiyatları ise 1900 – 2500 dolar arasında değişiyor. Konut fiyatlarının 340 bin dolardan başlayıp 1 milyon 250 bin dolara çıktığı projede 24 aya kadar  vade farksız, 60 aya kadar ise yüzde 0,90 faiz oranı kredi kullandırılıyor.



 Kentsel dönüşüm için takas formülü geldi


Hükümetin depreme dayanıksız binalar için uygulayacağı kentsel dönüşüm yasasına takas formülü getirildi. Başlatılan yeni projeyle kentsel dönüşüm bölgesinde konutu bulunan mülk sahiplerine müteahhitlerin yeni bina yapmasını beklemeksizin istedikleri bölgeden konut alma imkânı sunuluyor. Sistem Barter tarafından kurulan Türkiye’nin en kapsamlı takas borsası takasdepo.com kentsel dönüşümde yıkılacak binaları sıfır binalarla değiştirecek dev bir proje hazırladı. Kentsel dönüşüm bölgelerinde faaliyet gösteren 100 emlakçı ve 20 inşaat şirketini de projeye dahil eden firma portföyünde yer alan 2 bin konutu takasa sundu. Hasarlı konutunu takas etmek isteyen kişi evini takasa sunarak Türkiye genelinde istediği daireyi seçip dilediği zaman taşınabilecek.


 



Amerika’da satış rekorları kıran zayıflama aleti için tıklayın!

Toplam 102 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »
Dizayn & Destek: Time Web Tasarım - © Copyright Bosch Servis.